8 Aralık 2015 Salı

Deniz Seki herkesi ağlattı!

Tam 13 aydır tutuklu bulunan sanatçı Deniz Seki, atv'nin dizisi 'Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz' için kamera karşısına geçti. Seki'ye Meryem Çakırbeyli rolünü canlandıran Deniz Çakır eşlik etti.

Deniz Seki, 'Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'ın cezaevinde yapılan 14'üncü bölümünde konuk oyuncu oldu. Dizinin sahneleri Seki'nin kaldığı Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda çekildi.
Seki, dizide Meryem Çakırbeyli rolünü canlandıran Deniz Çakır'ın koğuş arkadaşı olarak izleyenlerin karşısına geçti.Dizinin sonlarına doğru ekranlarda boy gösteren ünlü şarkıcı sosyal medyada çok konuşuldu.

Ünlü-ünsüz herkes Deniz Seki için twitter'dan mesaj attı...

 Gülben Ergen

Deniz'i dizide oynatmayı düşünen, bunu gerçekleştiren, ona bu sevinci yaşatan yüreğiyle bin yaşasın


Demet Akalın

Canım Deniz sana aylar su kadar çabuk geçsin ağlattın bizi ama geçecek bugünlerde geçici


Bengü

Güzel Deniz...Güzeller güzeli Deniz...Sen ne kadar güçlü bi kadınsın Deniz!


Ayşe Duru

Hüngür hüngür ağladım Deniz Seki'yi görünce Allah kimseyi oralara düşürmesin


Ali Şen

Bir an önce özgürlüğüne kavuşman dileğiyle gözyaşlarıyla izliyoruz

7 Aralık 2015 Pazartesi

Antalya Film Festivali, “Altın Portakal” ödülleri sahiplerini buldu

52. Uluslararası Antalya Film Festivali, “Altın Portakal” ödüllerinin verildiği törenle sona erdi. Geceye 4 dalda Altın Portakal’ın sahibi olan Sarmaşık filmi damga vururken, sinema filmlerinin en iyileri de belli oldu.

Tarihinde ilklere sahne olan ve bu yıl ismindeki “Altın Portakal” sıfatının kaldırılıp 52. Uluslararası Antalya Film Festivali olarak düzenlenen festival, 1 haftalık gösterimlerin ardından bugün sona erdi. Cam Piramit’te düzenlenen ödül töreni öncesinde sanatçılar ve davetliler kırmızı halıdan geçerek ödül töreninin yapılacağı salona girdi. Sunuculuğunu Oktay Kaynarca’nın yaptığı gecede ödüller sahiplerini buldu.




Gecede en iyi film, en iyi yönetmen, en iyi senaryo, en iyi erkek oyuncu kategorilerinde “Sarmaşık” filmi ödülleri toplayarak 4 dalda Altın Portakal’ın sahibi oldu. Ayrıca ulusal kategoride en iyi film “Sarmaşık' filmi seçilirken, uluslararası kategoride ise en iyi film “Taşa Yazılmış Hatıralar” oldu. Uluslararası kategori de en iyi kadın oyuncu Alba Rohrwashers’e seçilirken, en iyi erkek oyuncu da Kalandar Soğuğu filmindeki rolüyle Haydar Şişman oldu.

ALTIN PORTAKAL ÖDÜLLERİ

En İyi Film: “Sarmaşık” filmi.
En İyi Yönetmen: “Sarmaşık” filminin yönetmeni Tolga Karaçelik.
En İyi Senaryo: “Sarmaşık” filmi.
En İyi Kadın Oyuncu: Kalandar Soğuğu filmindeki rolüyle Nuray Yeşilaras.
En İyi Erkek Oyuncu: “Sarmaşık” filminden Nadir Sarıbacak.
En İyi Müzik: “Rüzgar’ın Hatıraları” ve “Kalandar Soğuğu” olmak üzere iki filme birden verildi.
İzleyici Ödülü: “Kümes” filmi.
Uluslararası yarışma kategorisinde ödül alan isimler ve filmler de şöyle:
En İyi Film: “Taşa Yazılmış Hatıralar” filmi.
En İyi Yönetmen: Hussein Hassan.
En İyi Senaryo: “Kayıp Kızlar” filmi.
En İyi Kadın Oyuncu: Alba Rohrwashers.
En İyi Erkek Oyuncu: Kalandar Soğuğu filminden Haydar Şişman’ın oldu.
En İyi Müzik: “Kuşatılmış” filmi.
İzleyici Ödülü: “Rüzgarın Hatıraları” filmi.


Yaşam Boyu Onur Ödülü ise Vanessa Redgrave’a verildi. Redgrave’ya ödülünü Antalya Valisi Muammer Türker ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel birlikte verdi. Redgrave, ödülden dolayı çok memnun olduğunu belirterek, sözlerini Türkçe “ Teşekkürler” diyerek tamamladı.
Altın Portakal Emek Ödülü'nü alan Sonay Kanat, ödülünü Selda Alkor’un elinden alırken gözyaşlarını tutamadı. Kanat, ödülünü beraber çalıştığı tüm arkadaşları adına aldığını söyledi. Alkor da, “Bizlerde bir emekçiydik ve o emekle 52’nci yıla kadar geldik. Biz bu işi gönülden severek yaptık. Bu bizim festivalimizdi. Bugün belki portakalımız kalktı ama belki çok uluslararası olur” dedi.
Yaşam Boyu Başarı Ödülü ise Franco Nero'ya verildi. Bir filmde Atatürk’ü oynamasının istendiğini anlatan Nero, bunun güzel bir hayal olduğunu söyledi.
100 bin TL’lik Antalya Film Destek Fonu Ödülü, “Kar” projesi ile Emre Erdoğdu’nun oldu. Senarist Erdoğdu, “Senaryo kağıt üzerinde bir anlam ifade etmez. Senaryo bir hayaldir, siz bir hayali ödüllendirdiniz. Biz seneye bu hayalle sizleri buluşturacağız” dedi.

Deniz Seki dizide oynadı

Bir yılı aşkın bir süredir tutuklu olan Deniz Seki, ATV’nin dizisinde konuk oyuncu oldu. Deniz Seki, ATV’nin dizisi “Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz”ın cezaevinde yapılan 14’üncü bölümünde konuk oyuncu oldu. Böylece dünyada ilk defa, ünlü bir mahkûm cezaevindeyken bir dizide rol aldı. Sabah’ın haberine göre, dizinin sahneleri Deniz Seki’nin kaldığı Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çekildi. Seki, dizide Meryem Çakırbeyli rolünü canlandıran Deniz Çakır’ın koğuş arkadaşı olarak izleyenlerin karşısına geçti. Seki, cezaevinde yazıp bestelediği şarkıyı da ilk kez dizide seslendirecek.

DENİZ SEKİ’NİN REPLİĞİ DİKKAT ÇEKİCİ

ATV’nin dizisi “Eşkıya Dünya’ya Hükümdar Olmaz”ın yarın akşam izleyicisiyle buluşacağı 14. bölümünde, televizyon tarihinde bir ilk yaşanacak. “Uyuşturucu ticareti yapma” suçlamasıyla 16 Kasım 2014’te tutuklanarak cezaevine gönderilen Seki, tutukluyken kamera karşısına geçen ilk ünlü mahkûm olarak tarihe geçecek.

AĞLATAN REPLİK

Senaryoda Deniz Seki’nin içerde bugüne kadar yaşadığı, duyduğu gördüğü gerçek hikâyelerden izlere yer verildi. Deniz Seki’nin dizide en ses getirecek repliği ise Hallac-ı Mansur’a ait: “Cehennem sadece acı çektiğimiz yer değildir… Acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir…” Cezaevi yönetiminin uygun bir koğuş tahsis etmesiyle gerçekleşen çekimlerde Çakır ile Seki duygu dolu anlar yaşadı. İkili uzun süre gözyaşı döktü. Seki, cezaevinde yazıp bestelediği şarkısını da ilk kez bu dizide seslendirdi. Şarkıyı duyan tüm ekip gözyaşlarına hâkim olamadı. Oyuncular alkışlarıyla ünlü şarkıcıya moral verdi.



6 Aralık 2015 Pazar

Tolgahan Sayışman'dan prens öpücüğü

Gani Müjde imzalı “Bizans Oyunları-Game Of Bizans”ın yeni fragmanına Tolgahan Sayışman ile Tuvana Türkay’ın öpüşme sahneleri damga vurdu.

Bizans prensi Adonis’i canlandıran Sayışman ve Maya kızı Ayçörek rolündeki Türkay’ın zindandaki öpüşme sahnesi, sosyal medyada da ses getirdi.

Yönetmenliğini Gani Müjde'nin yaptığı; başrollerini Tolgahan Sayışman, Tuvana Türkay, Murat Dalkılıç, Ünal Yeter, Gonca Vuslateri ve Gürkan Uygun'un paylaştığı Bizans Oyunları (Game Of Bizans) 16 Ocak 2016'da vizyonda olacak.

4 Aralık 2015 Cuma

Tuba Büyüküstün: İşimiz oyunculuk

Başrollerini Sofia Khandemirova ile Onur Saylak’ın paylaştığı “Rüzgarın hatıraları”, 52. Uluslararası Antalya Film Festivali kapsamında izleyiciyle buluştu.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Ömer Vargı ve diğer jüri üyeleri, dün Antalya Kültür Merkezi Aspendos Salonu’nda gösterilen “Rüzgarın Hatıraları”nı film ekibi ve çok sayıda sinemaseverle birlikte izledi. Gösterim sonrası, Perge Salonu’nda bir söyleşi düzenlendi.
Söyleşiye yönetmen ve senarist Özcan Alper, oyuncular Onur Saylak, Sofya Khandamirova, Mustafa Uğurlu ve Tuba Büyüküstün ile görüntü yönetmeni Andreas Sinanos katıldı.
Büyüküstün, eşi Onur Saylak ile aynı filmde rol almalarına rağmen, ortak sahneleri olmadığı için üç ay boyunca görüşemediklerini söyledi: “Biz her şeyden önce oyuncuyuz. Karı koca olmamız, sevgili olmamız hiçbir şey ifade etmiyor. O başka, bu başka bir şey. Görüşmemek zordu ama keyifli bir setti.”
Başrol oyuncuları Sofia Khandemirova ile Onur Saylak’ın filmdeki cesur sevişme sahneleri dikkat çekti.
Sofia Khandemirova ile Onur Saylak, gösterim sonrası düzenlenen söyleşiye katıldı.
Tuba Büyüküstün, bu çekimler nedeniyle eşi Onur Saylak’ı üç ay boyunca hiç göremediğini söyledi.



3 Aralık 2015 Perşembe

Big Brother'dan İdil'i nereden tanıyoruz

Bir zamanların fenomen yarışması Biri Bizi Gözetliyor dünya çapındaki format adıyla Big Brother olarak geri döndü...
Daha ilk bölümle birlikte programı izleyenlerin gözünden bir isim kaçmadı. Big Brother idil daha önce Bu Tarz Benim programına da katılmış ve adından söz ettirmeyi başarmıştı.




Beyaz'ın bu haftaki konukları

Kanal D’nin sunuculuğunu Beyazıt Öztürk’ün yaptığı sevilen talk- show programı “Beyaz Show” un bu haftaki konukları…

Sertap Erener
Ahmet Kural - Murat Cemcir
Rasim Öztekin
Devrim Yakut
Açalya Samyeli Danoğlu
Ataberk Mutlu

Tuba Büyüküstün: ''Karı-koca olmamız bir şey ifade etmiyor!''

52’nci Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ’Rüzgarın Hatıraları’ filmi izleyiciyle buluştu.

Antalya Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda gösterimi yapılan filmi sinemaseverlerin yanı sıra, Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması Jüri Başkanı Ömer Vargı ve diğer jüri üyeleri izledi. Filmin ardından yapılan söyleşiye yönetmen Özcan Alper, oyuncular Onur Saylak, Sofya Khandamirova, Mustafa Uğurlu ve Tuba Büyüküstün ile görüntü yönetmeni Andreas Sinanos katıldı.
Film İkinci Dünya Savaşı yıllarında, çevirmen ve ressam olan Aram’ın siyasi nedenlerle hayatını kurtarmak için İstanbul’dan kaçışını konu alıyor. Karadeniz’deki Sovyet- Gürcistan sınırında yer alan bir orman köyünde sıkışıp kalan Aram için bu kaçış, çocukluğuna dair kayıp zamanın izlerini aramaya dönüşüyor.
Çekimleri Gürcistan’da yapılan filmin senaristi, aynı zamanda yönetmeni de olan Özcan Alper, filmin çocukken dinlediği ’Soğuk Savaş’ dönemi hikayeleri, Aram Pehlivanyan’ın şiiri, Türkiye’den kaçarken, ölürken bile Karadeniz’in kıyısında Türkçe radyo dinlemesi, Nazım Hikmet’in Varna’dan yazdığı şiirler gibi olaylarla kafasında geliştiğini kaydetti.
Alper, o yıllardaki otoritenin bugün de devam ettiğini belirterek, son olarak Can Dündar ve gazetecilerin tutuklanmasının buna örnek olduğunu söyledi. Alper, "Geçmişteki gibi otoriter rejimler bugün de entelektüeleri susturmaya çalışıyor. Can Dündar ve gazetecilerin tutuklanması bu yüzden. Ama görüldüğü gibi başarılı olamıyorlar. 70 yıl sonra, 100 yıl sonra bu filmler ortaya çıkıyor, kitaplar yazılıyor" dedi.


’ONUR İLE 3 AY GÖRÜŞMEDİK’
Filmin oyuncularından Tuba Büyüküstün çekimler sırasında eşi Onur Saylak ile aynı sette hiç çalışamadığını, bu nedenle 3 ay görüşemediklerini söyledi. Bundan önceki filmlerinde eşiyle uzun uzun çalışma fırsatı yakaladığını anlatan Büyüküstün, "Her şeyden önce oyuncuyuz. Karı- koca olmamız, sevgili olmamız hiçbir şey ifade etmiyor. O başka, bu başka bir şey. Görüşmemek zordu ama keyifli bir setti" diye konuştu.

2 Aralık 2015 Çarşamba

Gökçe Bahadır’dan filtre açıklaması

Güzel oyuncu Gökçe Bahadır, önceki gün Akmerkez’de alışveriş turu sırasında objektiflere takıldı. ‘Hatırla Gönül’ dizisinde Gökçe Bahadır’ın çekimler sırasında yüzüne hatlarına filtre yaparak yok edildiği iddialar hakkında ilk kez konuştu. Farklı giyim tarzıyla dikkat çeken güzel oyuncu, yüz hatlarına filtre kullandığı şeklindeki iddiayla ilgili “Ben her zaman doğallıktan yanayım” dedi.

Acun’dan halka açılma cinliği

Borsada Gözaltı Pazarı’ndaki Transtürk’ü alan Ilıcalı, SPK prosedürlerini atlayarak doğrudan halka açılacak.

TV8’i satın alarak medya patronluğuna adım atan Acun Ilıcalı, Galatasaray eski Başkanı Faruk Süren’in Transtürk Holding’ine hisse başına 1 kuruş ödeyerek ortak oluyor. Böylece halihazırda halka açık bir şirketin sahibi olan Ilıcalı, bu yeni girişimiyle Transtürk Holding üzerinden şirketi Acun Medya’yı da doğrudan borsaya açma planı yapıyor. Yüzde 79.4’ü halka açık olan ve hisseleri Gözaltı Pazarı’nda işlem gören şirketi Transtürk Holding, Acun Ilıcalı’ya geçtiğinde ve işlem tamamlandığında Acun Medya ‘birleşme yoluyla borsa kotasyonu’ imkânından yararlanıp, halka açık bir şirket olabilecek. Bu sayede normal koşullarda 3 yılı bulacak bir halka arz sürecini, çok daha kısa sürede mevcut halka açık şirketi alarak tamamlamış olacak. Ayrıca uzmanlar, Transtürk’ü alarak fiilen halka açık bir şirket konumuna gelecek olan Acun Medya’nın ciddi vergi avantajlarından da yararlanabileceğine dikkat çekiyor. Geçtiğimiz günlerde Transtürk Holding’den 20 Kasım’da Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bir duyuruda, A grubu imtiyazlı 3 bin 547 adet payın tamamının sözleşmedeki şartların gerçekleşmesi koşulu ile Acun Ilıcalı’ya devredilmesi konusunda pay devri sözleşmesi imzalandığı bildirildi. Transtürk Holding’den KAP’a yapılan duyurunun ardından 20 Kasım’da 0.18 lira olan Transtürk hisseleri dün 0.52 liradan işlem görürken, 12 günde yaklaşık yüzde 189 yükseldi. Ancak Borsa İstanbul’dan geçtiğimiz gün yapılan açıklamada şirketin 30 Kasım 2016’ya kadar aktif hale gelmemesi durumunda borsa kotundan çıkarılacağı uyarısı da yapıldı.

FİNANSAL KAYNAK SAĞLAYACAK

Piyasa uzmanlarına göre, gerek Ilıcalı, TV 8 hisselerinin bir bölümünü Doğuş Holding’e satmasıyla, gerekse borsada gözaltı pazarında bulunan Transtürk Holding ile birleşmesi üzerinden borsaya kote olmasıyla birlikte halka açılması halinde ciddi vergi avantajları elde edebilecek. Uzmanların verdiği bilgiye göre, kârlı bir firma, zararda bir firma ile birleştiğinde, birleşme sonucu kârlı firmanın dönem net kârı ile zararda olan firmanın zararı aynı tabloda gösterileceğinden, vergi matrahından bir düşüş söz konusu olacak. Hisse performansında önümüzdeki dönemde finansallardaki iyileşmeye bağlı olarak yukarı yönlü bir trend görülebileceği gibi, firma halka arz edilerek iyi bir ek finansal kaynak da sağlamış olacak. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu’na göre, borsaya kayıtlı olan şirketlere ait hisselerin satışlarında gerçek kişiler, hisse senetlerini edinme tarihinden itibaren hangi süre içinde elden çıkartırlarsa çıkartsınlar, bundan doğan kazanç, stopaja ve beyana tabi değil. Yani gelir vergisi yok.

110 MİLYON DOLARLIK ORTAKLIK

Gelir Vergisi Kanunu’na göre anonim şirketlerin pay senetleri, edinme tarihinden itibaren ‘iki yıl içinde’ elden çıkarıldığında, sağlanan kazançlar ‘değer artışı kazancı’ olarak yıllık beyanname ile bildirilerek vergilendiriliyor. İki yıllık süre geçtikten sonra, sağlanan kazancın tutarı ne olursa olsun vergilendirilmiyor. Acun Ilıcalı’nın, Kasım 2013’te 70 milyon dolara satın aldığı TV 8’de Ferit Şahenk’in sahibi olduğu Doğuş Holding’le ortaklık kurmak için resmi süreç geçtiğimiz günlerde başlatıldı. Rekabet Kurumu’nun da onay vermesi ile birlikte TV8’in yüzde 30’u Doğuş Grubu’na geçecek. Doğuş bu ortaklık için 110 milyon dolar ödedi. Uzmanlar bu satış işlemi için gerekli olan 2 yıllık bekleme süresi dolduğu için vergiden muafiyet hakkının da doğabileceğine dikkat çekiyorlar.

SPK muvazaalı işlem görürse onay vermez
Sermaye piyasası uzmanlarına göre, halka kapalı bir şirketin, küçük sermayeli, derinliği olmayan halka açık bir şirketi alarak fiilen halka açık konuma gelme yolunu seçmesi halinde, SPK tarafından muvazaalı (danışıklı) bir işlem olup olmadığına bakılıyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) işlemin muvazaalı olduğuna karar verirse ‘birleşme yoluyla kotasyon’ işlemine de onay vermeyebiliyor. Borsaya kote olmayan bir şirketin, halka arz için SPK’ya gittiğinde ana sözleşmesinde bir takım değişiklikler yapması ve bazı süreçleri izlemesi gerekiyor.

Uzmanlara göre, bütün bu süreçleri izlemenin bir maliyeti var. Yani SPK, şirketin halka açılma ile ilgili belirlenen kuralları dolanmak amacıyla ‘birleşme yoluyla kotasyon’ yoluna gittiğini belirlerse, işleme mani olabilir. Zaten Acun Ilıcalı da yaptığı sözleşmede SPK’dan onay alınması halinde Transtürk’ün tamamını satın almayabileceğini özellikle not düşmüştü. SPK’nın satın alma işlemini onaylaması durumunda Acun Medya’nın halka açık hisseler için çağrı yapması gerekiyor. (sözcü.com.tr)

Ahmet Parlak ’İsyan’ dedi, internetin fenomeni oldu

MERSİN’de restoran işleten Ahmet Parlak, kendine has yorumu ile söylediği ’İsyan’ şarkısı ile internet fenomeni oldu. Acun Ilıcalı’nın da daveti üzerine O Ses Türkiye Yarışma programında şarkı söyleyen Parlak, seyircilerden büyük alkış aldı.

Merkez Yenişehir İlçesi’nde restoran işletmeciliği yapan Ahmet Parlak, 1 yıl önce arkadaş ortamında, sanatçı Halil Sezai’nin ’İsyan’ isimli parçasını seslendirdi, görüntüleri bir video paylaşım sitesine yüklendi. Tesadüfen videoyu izleyen O Ses Türkiye Yarışma programının jürisi sanatçı Gökhan Özoğuz, yarışma programında Parlak’ı överek videoyu yayınlattı. Videoda hayranlık uyandıran Parlak’ın performansı ve doğallığı, tüm salonu ayağa kaldırdı.

Programın yayınlanmasının ardından videosu internette paylaşım rekorları kıran Parlak, bir anda sosyal medyanın fenomeni haline geldi. Bunun üzerine Acun Ilıcalı tarafından programa davet edilen Parlak, sahnede canlı olarak seslendirdiği parça ile başta jüri üyeleri olmak üzere Türkiye’yi kendine hayran bıraktı.

HİÇ DÜŞÜNMEMİŞTİM

Yaşananlar karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Parlak, "Kendimi televizyonda göreceğimi hiç düşünmemiştim. Çok mutlu oldum, gurur verici. O Ses Türkiye sahnesine çıkıp şarkı söyledim. Daha önce yaşamadığım bir duyguydu. Yarışmacı olarak değil de konuk olarak çağrılmamın verdiği rahatlık vardı biraz. Atmosfer çok güzel ama o kadar ünlüyü biran karşımda görünce, daha önce yaşamadığım bir heyecan yaşadım. Benim için çok güzeldi" diye konuştu.

ARTIK HERKES TANIYOR

Programın yayınlanmasının ardından sokakta rahat yürüyemez duruma geldiğini ve her gün yüzlerce hayranıyla fotoğraf çektirdiğini belirten Ahmet Parlak, hayatında olumlu değişmeler olduğunu söyledi. Profesyonel olarak müzik dünyasına girip girmeyeceğini de düşünmediğini kaydeden Parlak, "Henüz kendime gelemedim. İlgiden çok memnunum. Özellikle iş yerimiz, hafta içi olmasına rağmen tıka basa doluydu. Ekranlara çıkmanın etkisi oldu. Acun beye ve Gökhan abiye çok teşekkür ederim" dedi.

MÜŞTERİSİ ARTTI

Doğallığı ve kendine has üslubu ile fark yaratan Parlak, kendisini dinlemek için gelen misafirleri, sahibi olduğu ocak başında ağırlıyor. Aralarında çevre illerden gelenlerinde olduğu müzik severler, Parlak’ı sahnede izleyerek seslendirdiği parçalara da eşlik ediyorlar. Yarışma programının ardından tıka basa dolan mekanda yer bulabilmek için erken saatlerde rezervasyon yaptıran konuklar, gecenin geç saatlerine kadar süren eğlencenin ardından, Parlak ile fotoğraf çektirmek için birbirleriyle yarışıyor.

Hülya Avşar'ın kaprisleri çıldırttı

Muhteşem Yüzyıl Kösem Sultan dizisiyle ekranlara dönen Hülya Avşar’ın kaprisleri herkesi bezdiriyor. Geride bıraktığımız haftalarda dizinin yönetmeni Zeynep Günay Tan’la kavga eden ve yapımcıya rest çekerek Tan’ın işinden kovulmasına neden olan Hülya Avşar’ın istekleri bitmiyor. Bugün’de yer alan habere göre Muhteşem Yüzyıl Kösem’deki Safiye Sultan rolüyle ekranlara dönen Hülya Avşar, bu kez sete masaj koltuğu ve Hollywood starlarının içtiği özel mineralli su istedi.


Avşar Kızı, odasına ‘masaj koltuğu, Tropikal meyve, atıştırmalık kanepeler ve Hollywood starlarının içtiği özel mineralli su’ istemiş. Set ekibi şaşkınlık yaşasa da bölüm başına 60 bin lira alan Avşar’ın, “Ben Hülya Avşar’ım” diyerek rest çektiği ve ikinci kez isteklerini kabul ettirdiği öğrenildi. Güney Amerika’dan getirilen bu özel suyu dünyada Justin Timberlake, Madonna, Rihanna ve Beyonce, Türkiye’de ise Ajda Pekkan kullandı. Bu su ülkemizde litresi 10 liraya satılıyor.

Ne meraklısın öpüşmeye!

Erkan Petekkaya dizi için öpüşmem kuralını bozmak istemeyince sette kavga çıktı. Paramparça dizisinin geride bıraktığımız bölümünde son derece yakın ve samimi sahnelere imza atan Erkan Petekkaya ve Nurgül Yeşilçay arasında gerginlik yaşandığı iddia edildi. Erkan Petekkaya, daha önce bir gazeteye verdiği röportajda kendisinin de Türkan Şoray gibi kurallara sahip olduğuna değinmiş, “Benim de Türkan Şoray kurallarım var, sevişme sahnelerinde asla oynamam” demişti.

SENARYO GEREĞİ ÖPÜŞECEKLERDİ

Nurgül Yeşilçay ile Erkan Petekkaya, Paramparça’da senaryo gereği dudak dudağa öpüşecekti. Daha önce “Dizilerde öpüşmem, sevişmem. O sahneleri Anadolu halkı da izliyor” diyen Erkan Petekkaya buna karşı çıktı. Nurgül Yeşilçay “Bu sahne şart” diye ısrar etti. Erkan Petekkaya, Nurgül Yeşilçay’a “Sen de ne meraklısın öpüşmeye” diye bağırdı. İki oyuncunun arası açıldı.



1 Aralık 2015 Salı

Uzaklarda Arama gişede hüsran yarattı

Türk sinemasının Sultan'ı Türkan Şoray'ın 34 yıl aradan sonra yönetmen koltuğuna oturduğu 'Uzaklarda Arama' filmi, gişede beklentiyi karşılamadı.

Türkan Şoray'ın kızı Yağmur Ünal'ın başrolünde yer aldığı Muğla'da çekilen film, ilk üç günde 466 bin 841 TL hasılat elde etti.

Almanya’dan Cem Yılmaz’a büyük şok

‘Ali Baba ve 7 Cüceler’, Türkiye’de 2 haftalık periyotta 1 milyon 324 bin 425 kişi tarafından izlenirken hasılatı 5 milyon 428 bin 137 dolar oldu. Yaklaşık 3 milyon 500 bin Türk’ün yaşadığı Almanya, Türk sineması için Türkiye’den sonra ikinci büyük pazar. Bu nedenle yapımcılar filmlerini Almanya’da Türkiye’yle aynı anda gösterime çıkarır ve ülkenin birkaç kentinde gala düzenler.

2 HAFTADA 25 BİN İZLEYİCİ

Cem Yılmaz için de Almanya iyi bir pazardı. ‘G.O.R.A’ ile ‘A.R.O.G’ Almanya’da en çok izlenen filmler arasında yer alırken ‘Hokkabaz’, ‘Yahşi Batı’, ‘CM101MMXI Fundamentals’ ve ‘Pek Yakında’nın gişesi beklentilerin altında kalmıştı. Yılmaz’ın yeni filmi ‘Ali Baba ve 7 Cüceler’ de istenilen düzeyde izlenmedi. Film 2 haftada sadece 25 bin kişi tarafından izlenirken, hasılat 181 bin dolar oldu.
G.O.R.A’ ve ‘A.R.O.G’ ile Almanya’da en çok izlenen Türk filmlerine imza atan Cem Yılmaz’ın yüzü artık gurbette gülmüyor. ‘Ali Baba ve 7 Cüceler’ Almanya’da 25 bin kişi tarafından izlendi.