69. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için Pedro Almodovar, Ken Loach ve Sean Penn'in filmlerinin de aralarında bulunduğu 17 film yarışacak.
69. Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye için yarışacak filmler belli oldu.
Paris'te düzenlenen basın toplantısında Festival Genel Direktörü Thierry Fremax ve Festival Başkanı Pierre Lescure festival programını açıkladılar.
Adaylar arasında Pedro Almodovar, Ken Loach, Sean Penn, Xavier Dolan, Paul Verhoeven ve Dardenne Kardeşler gibi yönetmenlerin de filmlerinin bulunduğu 17 film ana kategoride Altın Palmiye için yarışacak.
Woody Allen'in “Cafe Society” filmiyle açılacak festivalde, Allen'ın filminin yanı sıra Steven Spielberg'in “The BFG” ve Jodie Foster'ın “Money Monster” filmleri de yarışma dışı filmler bölümünde gösterilecek yedi film arasında yer aldı.
Festival yöneticileri, Altın Palmiye için yarışacak 17 filmi 1869 film arasından seçti.
Fransa'nın Cannes şehrinde 11-22 Mayıs'ta yapılacak sinema festivalinde jüri başkanlığını "Mad Max" serisi filmlerin yönetmeni George Miller yapacak.
Altın Palmiye için yarışacak filmler ve yönetmenleri:
1- “Agassi”, Park Chan-Wook
2- “American Honey”, Andrea Arnold
3- “Aquarius”, Kleber Mendonca Filho
4- “Bacalaureat”, Cristian Mungiu
5- “Elle”, Paul Verhoeven
6- “I, Daniel Blake”, Ken Loach
7- “It’s Only the End of the World”, Xavier Dolan
8- “Julieta”, Pedro Almodovar
9- “The Last Face”, Sean Penn
10- “Loving”, Jeff Nichols
11- “Ma Rosa”, Brilliante Mendoza
12- “The Neon Demon”, Nicolas Winding Refn
13- “Personal Shopper”, Olivier Assayas
14- “Rester Vertical”, Alain Guiraudie
15- “Sierra-Nevada”, Cristi Puiu
16- “Toni Erdmann”, Maren Ade
17- “The Unknown Woman”, Jean-Pierre Dardenne & Luc Dardenne
charlize theron etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
charlize theron etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
15 Nisan 2016 Cuma
11 Nisan 2016 Pazartesi
MTV Film Ödülleri sahiplerini buldu
1992 yılından bu yana düzenlenen MTV Film Ödülleri 25. kez sahiplerini buldu. Star Wars serisinin yeni filmi Güç Uyanıyor'un yılın en iyi filmi seçildiği törende en iyi erkek oyuncu ödülünü The Revenant performansıyla Leonardo DiCaprio, en iyi kadın oyuncu ödülünü ise Mad Max: Fury Road performansıyla Charlize Theron kazandı. İşte ödül töreninden dikkat çeken filmler...
EN İYİ FİLM : STAR WARS: GÜÇ UYANIYOR (STAR WARS: THE FORCE AWAKENS)
Star Wars serisinin J.J Abrams imzalı yeni filmi ''Güç Uyanıyor'' rakipleri üzerinde üstünlük sağlayarak "En İyi Film" ödülünü kazanan yapım oldu.
EN İYİ ERKEK OYUNCU:LEONARDO DİCAPRİO
Leonardo DiCaprio, Alejandro González İñárritu'nun yönettiği ''The Revenant'' filmindeki başarılı ''Hugh Glass'' performansıyla yıllardır beklediği Oscar dahil birçok ödülün sahibi olmuştu. Ünlü aktör MTV Film Ödülleri'nde ''En İyi Erkek Oyuncu'' ödülünün de sahibi oldu.
EN İYİ KADIN OYUNCU: CHARLIZE THERON
Charlize Theron, yönetmenliğini George Miller'ın yaptığı Mad Max serisinin 4. filmi olan ''Fury Road''daki ''Imperator Furiosa'' performansıyla ''En İyi Kadın Oyuncu'' ödülünü alarak kariyerine bir başarı daha ekledi.
EN İYİ KOMEDİ PERFORMANSI: RYAN REYNOLDS
Tim Miller'ın yönettiği ''Deadpool'' filminde Wade/Deadpool isimli sıradışı karakteri canlandıran Ryan Reynolds ''En İyi Komedi Performansı'' ödülünü kazandı.
EN İYİ AKSİYON PERFORMANSI: CHRIS PRAD
Yönetmenliğini Colin Trevorrow'un üstlendiği Jurrasic Park serisinin 4. filmi ''Jurrasic Worl'' Chris Prad'a filmindeki ''Owen'' performansıyla MTV Film Ödülleri'nde ''En İyi Aksiyon Performansı'' ödülünü kazandırdı.
EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN OYUNCU: DAISY RIDLEY
Daisy Ridley, Star Wars: Güç Uyanıyor filmindeki ''Rey'' karakterini canlandırdığı dikkat çekici performansıyla ''En İyi Çıkış Yapan Oyuncu'' ödülüne layık görüldü.
EN İYİ KAHRAMAN: JENNIFER LAWRENCE
Francis Lawrance'ın yönettiği Açlık Oyunları: Alaycı Kuş Bölüm 2 (The Hunger Games Mockingjay Part 2) filmi, ''Katniss Everdeen'' ismini canlandıran başarılı oyuncu Jennifer Lawrance'a ''En İyi Kahraman'' ödülünü kazandırdı.
EN İYİ KÖTÜ KARAKTER: ADAM DRIVER
Star Wars: Güç Uyanıyor, Adam Driver'ın canlandırdığı kötü karakter ''Kylo Ren'' performansıyla MTV Film Ödülleri'nde oyuncuya''En İyi Kötü Karakter'' ödülünü kazandırdı.
EN İYİ BELGESEL: AMY
Amy Winehouse’un hayat hikayesini beyazperdeye aktaran yönetmen Asif Kapadia’nın çektiği film ödül töreninde ''En İyi Belgesel'' seçildi.
EN İYİ GERÇEK HİKAYE: STRAİGHT OUTTA COMPTON
California'daki Compton sokaklarından NWA (Niggaz Wit Attitudes) hip hop grubunun yülselişini ve düşüşünü konu alan F. Gary Gray imzalı ''Straight Outta Compton'' ''En İyi Gerçek Hikaye'' ödülünün sahibi oldu.
11 Şubat 2016 Perşembe
Gişe rekortmeni Hızlı ve Öfkeli'nin 8. filmi geliyor...
Gişe rekorları kıran Hızlı ve Öfkeli serisinin yeni filmi Fast 8 için yeni dedikodular ortaya çıkıyor. Oyuncu kadrosunun ve senaryonun şekillenmeye başladığı dönemde filmin kötü karakterinin Charlize Theron olacağı konuşuluyor. Hızlı ve Öfkeli 8 ne zaman vizyona girecek?
Büyük bir hayran kitlesine sahip olan Hızlı ve Öfkeli serisi devam filmleriyle beyaz perdenin tozunu attıracağa benziyor. Geçtiğimiz yıl Türk sinema salonlarının en çok izlenen üçüncü filmi olan Hızlı ve Öfkeli 7'nin ardından devam filmi için çalışmalar başlamış James Wan'ın terkettiği yönetmen koltuğunu F. Gary Gray'in dolduracağı kesinleşmişti. Oyuncu kadrosunun da yavaş yavaş oturduğu Fast 8 için yeni dedikodular gündemde.
BEYAZ PERDENİN TOZUNU ATTIRACAK!
Şimdilik senaryo çalışmalarının sürdürüldüğü Fast 8 filmi için acımasız ve vahşi bir kadın karakter yaratılması planlanıyor. Yönetmen F. Gary Gray ve filmin senaryosunu kaleme alan Chris Morgan'ın kafasında Charlize Theron var. 2015 yılında vizyona giren Mad Max: Fury Road'da gösterdiği performansla Charlize Theron, Fast 8 için biçilmiş kaftan.
FAST 8, 14 NİSAN 2017'DE VİZYONDA!
Vin Diesel , Dwayne Johnson, Jason Statham, Michelle Rodriguez, Tyrese Gibson ve Ludacris'in yer alacağı Fast 8'de Charlize Theron'ın yer alacak olması bile seriye başka bir boyut kazandırabilir. Şimdilik Theron'a resmi bir teklif götürülmedi ancak oyuncunun Fast 8'in çekim tarihlerinde boşta olacağı tahmin ediliyor. Eğer Charlize Theron, Fast 8 filminde oynamayı kabul ederse yönetmen F. Gary Gray ile ikinci defa çalışmış olacak. İkili daha önce İtalyan İşi (The Italian Job) filminde bir araya gelmişti.
sinemajor.com Tarafından hazırlanmıştır.
Büyük bir hayran kitlesine sahip olan Hızlı ve Öfkeli serisi devam filmleriyle beyaz perdenin tozunu attıracağa benziyor. Geçtiğimiz yıl Türk sinema salonlarının en çok izlenen üçüncü filmi olan Hızlı ve Öfkeli 7'nin ardından devam filmi için çalışmalar başlamış James Wan'ın terkettiği yönetmen koltuğunu F. Gary Gray'in dolduracağı kesinleşmişti. Oyuncu kadrosunun da yavaş yavaş oturduğu Fast 8 için yeni dedikodular gündemde.
BEYAZ PERDENİN TOZUNU ATTIRACAK!
Şimdilik senaryo çalışmalarının sürdürüldüğü Fast 8 filmi için acımasız ve vahşi bir kadın karakter yaratılması planlanıyor. Yönetmen F. Gary Gray ve filmin senaryosunu kaleme alan Chris Morgan'ın kafasında Charlize Theron var. 2015 yılında vizyona giren Mad Max: Fury Road'da gösterdiği performansla Charlize Theron, Fast 8 için biçilmiş kaftan.
FAST 8, 14 NİSAN 2017'DE VİZYONDA!
Vin Diesel , Dwayne Johnson, Jason Statham, Michelle Rodriguez, Tyrese Gibson ve Ludacris'in yer alacağı Fast 8'de Charlize Theron'ın yer alacak olması bile seriye başka bir boyut kazandırabilir. Şimdilik Theron'a resmi bir teklif götürülmedi ancak oyuncunun Fast 8'in çekim tarihlerinde boşta olacağı tahmin ediliyor. Eğer Charlize Theron, Fast 8 filminde oynamayı kabul ederse yönetmen F. Gary Gray ile ikinci defa çalışmış olacak. İkili daha önce İtalyan İşi (The Italian Job) filminde bir araya gelmişti.
sinemajor.com Tarafından hazırlanmıştır.
27 Kasım 2015 Cuma
Eşcinsel de oldular...
İşte o film gereği eşcinsel olan ünlüler...
Cate Blanchett - Carol (2015)
Mila Kunis - After Sex (2007)
Angelina Jolie -Gia (1998)
Robert De Niro -Stardust (2007)
Alice Eve - Dirty Weekend (2015)
Chalize Theron - Monster (2003)
Dainel Craig - İnfamous (2006)
Sean Penn - Milk (2008)
Jennifer Lopez - Gigli (2003)
Taylor Schiling -Orange is the New Black
Rita Wolk - Faking it
Evelyne Brochu - Orphan Black
Matt Damon - Behinde the Candelabra (2013)
Katherine Height - Jenny's Wedding (2015)
Leonardo DiCaprio- Total Eclipse (1995)
Heather Grahan - Gray Matters (2006)
Tom Hanks - Philadelphia (1993)
Robert Pattinson - Little Ashes (2008)
Jim Carrey - I love You, Phillip Morris (2009)
Cate Blanchett - Carol (2015)
Mila Kunis - After Sex (2007)
Angelina Jolie -Gia (1998)
Robert De Niro -Stardust (2007)
Alice Eve - Dirty Weekend (2015)
Chalize Theron - Monster (2003)
Dainel Craig - İnfamous (2006)
Sean Penn - Milk (2008)
Jennifer Lopez - Gigli (2003)
Taylor Schiling -Orange is the New Black
Evelyne Brochu - Orphan Black
Matt Damon - Behinde the Candelabra (2013)
Katherine Height - Jenny's Wedding (2015)
Leonardo DiCaprio- Total Eclipse (1995)
Heather Grahan - Gray Matters (2006)
Tom Hanks - Philadelphia (1993)
Robert Pattinson - Little Ashes (2008)
10 Eylül 2015 Perşembe
Ünlülerin hayatından trajik öyküler
Gösteri dünyasının ünlülerinin hayatı dışarıdan bakıldığında masal gibi görünüyor değil mi ! Sınırsız para, saray yavrusu gibi evler ve gösterişli bir yaşam. Peki ya kapalı kapıların ardında neler yaşandığını biliyor musunuz. Ya da ünlülerin bugünlere hangi yollardan geçerek geldiğini.
Ünlü aktör Liam Neeson da hayatta en sevdiği kişiyi, karısı Natasha Richardson'ı hiç beklenmedik bir anda kaybetti.Liam Neeson ve oyuncu eşi Natasha Richardson, Kanada'da ailece çıktıkları kar tatilinin son tatilleri olduğunu bilmiyorlardı. Richardson kayak yaparken bir kaza geçirip ağır yaralandı. Tedavisi için ABD'ye götürüldü ama tüm çabalar sonuçsuz kaldı. Neeson'ın iki çocuğunun annesi, ünlü oyuncu Vanessa Redgrave ve yönetmen Tony Richardson'ın kızı Natasha 45 yaşında hayata veda etti.
Shania Twain günümüzün başarılı şarkıcılarından biri. Rahat bir hayatı var. Ancak çocukluğu hiç de öyle geçmedi. Twain, öyle yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ki bazen yiyecek yemekleri bile olmazdı. Kanada'nın Ontario bölgesine yakın Timmons adlı bir kasabada yaşarlardı ailesiyle birlikte. Twain 22 yaşına geldiğinde anne ve babası bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Kimi doğmamış bebeğini kaybetti, kiminin anne ve babası bir trafik kazasına kurban gitti. Aralarında kendi öz akrabalarından şiddet gören bile var. İşte gösteri dünyasının ünlülerinin belki de "bu kadarı ancak filmlerde olur" diyeceğiniz gerçek ve trajik öyküleri.
O KORKUNÇ GECEYİ HİÇ UNUTMADI
Anlatmaya, en çok bilinen öykülerden biriyle başlayalım. Oscar ödüllü yıldız Charlize Theron, gençlik yıllarında yaşadığı travmanın etkisinden uzun süre kurtulamadı.Güney Afrikalı yıldızın hayatındaki en kötü gün 21 Haziran 1991. Theron'un alkolik olan babası o gece eve sarhoş olarak geldi ve o sırada 15 yaşında olan yıldızın yatak odasına ateş açtı. Bunun üzerine annesi Gerda, kocasını silahla vurarak öldürdü.
"Babam hastaydı, bir alkolikti" diyen Charlize Theron o geceyi şöyle anlatmıştı: "Bizi fiziksel olarak değil ama sözle taciz ederdi. Ve annemin yaptığına gelince... Benim kızım da aynı durumda olsaydı ben de aynı şeyi yapardım." Theron ailesinin mutlu günleri o korkunç gecede sona erdi. Charlize ve annesi Gerda için yeni bir hayat başladı.
HAYATIM NASIL OLURDU MERAK EDİYORUM
HAYATIM NASIL OLURDU MERAK EDİYORUM
Hollywood'un en gözde aktörlerinden biri olan Keaun Reeves'in gözlerinden yansıyan ve hiç geçmeyecekmiş gibi görünen hüznün sebebini biliyor musunuz... İşte o bakışların sebebi Reeves'in hayatı boyunca ardı ardına yaşadığı trajediler. Bunlar içinde onu belki de en çok etkileyeni hem adını bile koyduğu kızının 8 aylıkken ölü doğmuş olması hem de sevgilisinin bir trafik kazasında hayatını kaybetmesi.
Yıl 2001'di. Hollywood'da meydana gelen bir trafik kazasında genç bir kadın, kullandığı jipin camından yola fırladı ve oracıkta hayatını yitirdi. Kazada ölen 28 yaşındaki kadın, Reeves'in sevgilisi Jennifer Syme'ydi. Bu haber üzerine Matrix 2 filminin çekimlerine hazırlanan Reeves kelimenin tam anlamıyla yıkıldı.
Keanu Reeves ve Jennifer Syme, bu kazadan kısa bir süre önce, adını Ava olarak belirledikleri kızlarını daha doğmadan kaybetmişlerdi. Sekiz aylık hamile olan Syme, bir gün karnındaki bebeğin tekmelerini hissetmediğini söyleyince çift doktora gitti. İşte acı gerçek o zaman ortaya çıktı. Ava, daha doğmadan anne karnında ölmüştü. Bu olaydan sonra Reeves ile Syme'nin ilişkisi bozuldu. Ama hiçbir zaman tam olarak kopmadılar. Jennifer Syme, Keanu Reeves'in kız kardeşi Kim, kan kanserine yakalandığı zaman da zorlu tedavi sürecinde onları hiç yalnız bırakmamıştı.
Reeves olayın üzerinden yıllar geçtikten sonra bir röportajında kaybettiği, Jennifer ve doğmadan ölen kızı Ava'dan söz ederek "Onların hayatının bir parçası olmayı özlüyorum. Onların da benim hayatımın bir parçası olmasını. Eğer onlarla birlikte olsaydım her şey nasıl olurdu merak ediyorum. Bir daha tekrarlanmayacak şeyleri özlüyorum" demişti.
BUGÜNLERE GELMEMİ GEÇMİŞE BORÇLUYUM
BUGÜNLERE GELMEMİ GEÇMİŞE BORÇLUYUM
Oprah Winfrey bugün TV dünyasının en ünlü ve zengin kadınlarından biri. Ama o da hayata böyle başlamadı elbette. Winfrey, Mississipi'nin kırsal kesiminde çok yoksul bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. Onu büyükannesi büyüttü. Winfrey, büyüme sürecinde büyükannesinden şiddet gördüğünü hiçbir zaman saklamadı. Katıldığı bir TV programında "Büyükünnem beni kamçılardı. Öyle berbat kamçılardı ki sırtım su toplar ve sonra da kanardı" diyerek anlatmıştı o günleri.
Bazen pazar günleri kiliseye giderken giydiği iyi elbisesine de geçermiş bu kanlar. Büyükannesi ise ona elbisesini kirlettiği için yine kızarmış.
Winfrey'in trajedisi sadece bununla sınırlı değil. 10 ile 14 yaşları arasında taciz edilen Winfrey bir ara da hamile kaldı. Ünlü sunucu bebeği dünyaya getirdi ama minik bebek henüz iki haftalıkken öldü. Ancak Oprah Winfrey geçmişte yaşadığı bu kötü hayatın bugünkü başarısında büyük payı olduğu görüşünde.
OYSA TATİLE GİTMİŞLERDİ
Ünlü aktör Liam Neeson da hayatta en sevdiği kişiyi, karısı Natasha Richardson'ı hiç beklenmedik bir anda kaybetti.Liam Neeson ve oyuncu eşi Natasha Richardson, Kanada'da ailece çıktıkları kar tatilinin son tatilleri olduğunu bilmiyorlardı. Richardson kayak yaparken bir kaza geçirip ağır yaralandı. Tedavisi için ABD'ye götürüldü ama tüm çabalar sonuçsuz kaldı. Neeson'ın iki çocuğunun annesi, ünlü oyuncu Vanessa Redgrave ve yönetmen Tony Richardson'ın kızı Natasha 45 yaşında hayata veda etti.
Liam Neoson'ın karısını toprağa verdiği gün kayınvalidesi oyuncu Vanessa Redgrave ile mezarlıkta çekilen bu fotoğrafı hayranlarını da çok üzdü. Neeson hayatına iki oğluyla devam ediyor.
İHANETİ GÖRDÜ, ALKIŞI DUYDU
Shania Twain günümüzün başarılı şarkıcılarından biri. Rahat bir hayatı var. Ancak çocukluğu hiç de öyle geçmedi. Twain, öyle yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi ki bazen yiyecek yemekleri bile olmazdı. Kanada'nın Ontario bölgesine yakın Timmons adlı bir kasabada yaşarlardı ailesiyle birlikte. Twain 22 yaşına geldiğinde anne ve babası bir trafik kazasında hayatını kaybetti.
Shanie Twain zor günleri geride bırakıp ünlü bir şarkıcı olduğunda da kötü kaderi onun peşindeydi. 14 yıllık kocasının kendisini en yakın arkadaşı ile aldattığını öğrendi. Kocasından boşandı ve bir süre sonra da kocasını elinden alan arkadaşının eski eşiyle evlendi.
YÜZÜNÜ YENİDEN YAPTILAR
Oyuncu Rose McGowan da zor bir çocukluk geçirdi. İtalya'da Tanrı'nın Çocukları adlı bir komünde geçti McGowan'ın çocukluğu. O sırada dünyadan soyutlanmış bir hayat sürdürüyorlardı ailesiyle birlikte. Fakat bir süre sonra komün lideri çocuk yaştaki kızları tacize başlayınca Rose McGowan'ın babası komünden ayrıldı.
2007 yılında bir trafık kazası geçirdi güzel oyuncu. En çok yüzü yara aldı bu kazadan. Kazadan kalan izleri düzeltmek için defalarca estetik operasyon geçirdi. Ancak yüzü bir daha asla eskisi gibi olmadı.
FİLM YILDIZI GİBİ DEĞİL FİLM GİBİ
İlk bakışta Katie Holmes'un hayatı herkese hoş görünebilir. Ama pek de öyle değil.
Holmes, İtalya'da Tom Cruise ile evlendiğinde hayatının en büyük hayali gerçekleşmişti. Çocukluğundan beri hayran olduğu aktör artık onun kocasıydı. Ancak işler beklendiği gibi gitmedi. Cruise'un önde gelenlerinden biri olduğu Scientology tarikatı yüzünden Holmes'un hayatı cehenneme döndü.
Scienlotogy tarikatı tarafından kelimenin tam anlamıyla köşeye sıkıştırıldı Holmes. Sonunda çareyi boşanmakta buldu. Ama bu da kolay olmadı. Kocasından boşanabilmek için ABD'nin farklı eyaletlerinde birçok boşanma avukatıyla görüşmek zorunda kaldı. New York'ta bir ev kiralamak ve kızı Suri'nin velayetini almak da ayrı bir sorundu. Göründüğü gibi Holmes'un hayatı bir film yıldızından çok bir filmin ta kendisi gibi. Hürriyet
Etiketler:
charlize theron,
hollywood,
oscar,
oyuncu
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






















